Aile Anayasası

Aile işletmelerinin sonu eltiler savaşıdır derler. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de aile işletmelerinin % 85'ini bekleyen kaçınılmaz sonuç şudur:

“Baba kurar, çocuklar yer, torunlar gömer”

Meksika’lılar ise bunu biraz daha farklı ifade ediyor:

“Baba tüccar, oğul playboy, torun dilenci”

Kurucular sağ ve işin başındayken genellikle bir sorun yaşanmıyor. Ancak daha sonra kardeşler, eşler, akrabalar arasında şiddetli kavgalar başlıyor ve ne yazık ki tüm bunlar toplumun gözü önünde ve mahkemelerde sürdürülüyor.

Aile anayasasını, aile birliğinin sağlanması, aile bireylerinin kendi aralarında ve şirketle olan ilişkilerini düzenleyen bir el sıkışma belgesi olarak değerlendirmek gerekir.

  • Aile bireyleri şirkette çalışmak zorunda mı ve hangi koşullarda çalışmalılar?
  • Dileyen hissesini dilediğine devredebilmeli mi?
  • Aile bireyleri kendi şirketlerine rakip olabilecek işlere girişebilir mi?
  • Diledikleri dernek ya da oluşumlara katılıp gönüllerince bağış yapabilirler mi?
  • Şirketin çıkarları mı, ailenin çıkarları mı ön planda olmalıdır?
  • Yeni yetişen gençlerin geleceği şirkette mi olmalı dışarıda mı?

Bunun gibi birçok sorunun yanıtı bulunup, üzerinde anlaşılıp uygulamaya konulması aile birliğinin sürdürülmesi için çok gerekli ve önemlidir.